Site icon Güney 24

Benim lokmam ‘komşumun çöpü’ olmasın

Güney24- Sanayi Bakanlığı’ndan Sanayi Bakanı Uzmanı olarak emekli olan 91 yaşındaki Mehmet Tekerlek 64 yıldır lokantalardan arta kalan yemekleri toplayıp, maddi durumu kötü olan ailelere ulaştırıyor.

Mehmet Tekerlek “Topla-Dağıt, Dinsin Ağıt” girişimi ile gençlik yıllarından itibaren yemek yediği lokantalardan arta kalan yemekleri Gaziantep’in kenar mahallelerindeki maddi durumu kötü olan ailelere ulaştırmaya devam ediyor. Tekerlek, 1963’te tek başına başladığı bu hizmete ilk olarak yemek yediği Ömeriye Camisi karşısındaki Doy-Doy Lokantası’nda arta kalan yemeklerin dökülmesine şahit olmasıyla başladı. Tekerlek, lokanta sahibinden günlük çöpe gidecek arta kalan yemekleri almak istediğini ve fakire dağıtacağını söyleyerek bunun gibi birçok lokanta ile anlaştı. Bu hizmetle beraber başka lokantalar da Mehmet Tekerlek’e ulaşıp yemek konusunda destek olmak istediklerini belirtiyor. Aynı zamanda Gaziantep’in zengin esnafları Tekerlek’ten haberdar olup ulaşım konusunda yardımcı olacak bir araç temin ettiler. 1963’ten beridir fakirin lokmasını veren Tekerlek ile röportaj gerçekleştirdik.

Bize bu girişimin başlangıcındaki koşullarından kısaca bahseder misiniz ?

Ben 1963’te başladım. Özellikle planlanmadan gelişen bir durum oldu. Başlarda sadece devlet dairesinde öğle arası yemeklerimi yediğim lokantadan başladım. Zaman geçtikçe bu girişimime destek olmak isteyen başka lokantalar oldu. Son beş yıl haricinde yıllarca tek başıma yemek toplayıp dağıttım. İlk olarak motosikletle başladım ama zorlanıyordum çünkü ihtiyaç sahibi çok aile vardı ve motosiklet işimin zorluğunu artık kolaylaştıramıyordu. Aracın arkasına meyve-sebze kasalarından dördünü üst üste bağlayıp yemekleri, önüne ise ekmek torbasını yerleştiriyordum. Zaten benim de boyum kısa(gülüyor) kasalar ve torba arasında kayboluyordum. Tek bir gün bile aksatmadım o ailelerin yemeklerini. Her mevsimin her koşulunda götürdüm. Ama bazen yağmurda, karda motorun devrildiği ve yemeklerin döküldüğü oluyordu.

Yemek götürdüğünüz aileler daha çok Gaziantep’in neresinde yaşıyor?

Düztepe, Türktepe, Yazıcık, Tabakhane mahallerinde yaşıyorlardı. Zaman geçtikçe ulaştığım aileler artıyordu.

Mehmet Tekerlek-Face Dergisi

Peki koşullarınız zamanla iyileşti mi yoksa böyle mi devam etti?

Hayır, hayırsever birçok esnaf, işadamı var. Benim bu hizmetimi duyduklarında bir araya gelip benzinli Anadol araba hediye ettiler. 15 yıl boyunca bu arabayla hizmetime devam ettim. Zamanla bu araç da can taşımaz oldu. Yine gönüllü esnaflar, bizim de çorbada tuzumuz olsun, diyerek bir araya gelip aynı aracın mazotlusunu aldılar. Bu hizmeti 15 yıl da bu araçla verdim. Bu araçtan sonra da zengin iş adamları daha lüks kapalı Reno araba aldılar. Birçok hayırsever insanın da yardımıyla yıllarca bu hizmeti sürdürdüm. Kimseden de yardım istemeden sürdürdüm. Başkaları benim bu hizmetimi duyup kendileri destek olmak istediler.

Mehmet Tekerlek’in arşivinden

Bu hizmet Süresince Bir engelle karşılaştınız mı?

Hayır. Ama Emniyet Müdürlüğü, ben bu işe başladıktan 6 ay sonra beni gizli, illegal bir topluluğa mensup olduğumu düşünerek takibe almışlar. 2 sene boyunca sivil polisler tarafından takibe alınmışım. Çünkü bu işin içinde bir pislik olduğundan şüphe etmişler. Ama engel olmadılar çünkü bir sebep yoktu. O sivil polislerden biri bana ulaşıp bu durumu kendisi anlatıyor bana. Benden emin olan sivil polis Emniyet Müdürlüğü’ne, benim menfaatsiz olarak ihtiyaç sahibi insanlara yemek yardımı götürdüğümü söyledikten sonra takip etmeyi bıraktılar.

Topla-Dağıt, Dinsin Ağıt” girişiminde herhangi bir çıkarınız var mı?

Hayır. Tamamen çıkarsız olarak bu hizmeti verdim. Bu hizmete tek başıma başladım ve yıllarca tek başıma sürdürdüm. Her gün lokantalarda tonlarca temiz yemek dökülüyordu. Çünkü lokantalar zabıtalar tarafından sabah erken saatlerde kontrol edilir. Dışarıda aç, susuz yatan onca ihtiyaç sahibi insan varken bunca temiz yemeğin dökülmesine içim el vermiyordu.

Yaşlandınız ve bu hizmeti nasıl sürdürüyorsunuz?

Bu son beş yıldır yine gönüllü insanlardan oluşan “Topla-Dağıt, Dinsin Ağıt Girişimi” topluluğunu oluşturduk. Bu topluluğun kadınlar ve erkeklerden oluşan iki ayrı kolu var. Yemekleri artık onlar toplayıp dağıtıyor. Lokantaların yanında bir de cenaze evlerinde verilen yemeklerden arta kalanlar da bize ulaştırılıyor. Bu hizmet bu şekilde devam ediyor.

Son Olarak Ne Söylemek İstersiniz?

Temennim odur ki yemekler ziyan olmasın. İhtiyaç sahibi onlarca aile varken onlara ulaştırılsın. Tek bir ekmek parçası dahi ziyan olmasın. “Benim lokmam ‘komşumun çöpü’ olmasın” diye düşünerek ihtiyacımızın fazlasını paylaşabiliriz.

GÜNEY24 / Jiyan Cin

Exit mobile version