GÜNEY24-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını seçimini iptal eden YSK’ye tepki gösteren Antep Barosu Başkanı Avukat Bektaş Şarklı, YSK’nin aldığı kararın ülkenin demokrasi ve hukuk tarihinde sonsuza dek kalacak olan bir kara leke olduğunu söyledi.
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 31 Mart 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini sandık kurullarının oluşumunun usulsüz yapılması ve sayım cetvellerinde hatalar olduğu gerekçesiyle iptal etmesine Antep Barosu’da tepki gösterdi. Baro’nun konferans salonunda düzenlenen basın toplantısına baro başkanı Avukat Bektaş Şarklı ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra çok sayıda avukat katıldı. Basın toplantısında YSK’nin aldığı kararı demokrasi ve hukuk tarihinde kalacak bir kara leke olarak tanımlayan Bektaş Şarklı, YSK’nin bu karar ile ülkenin demokrasi tarihinde elde ettiği tecrübeyi yok saydığını ifade etti.
‘KARAR HUKUKİ VE VİCDANİ YÖNDEN KABUL EDİLEMEZ’
Seçim kurullarının oluşumuna siyasi partilerin hiçbir etkisi olmadığını aktaran Şarklı, YSK’nin Bursa’nın Kemal Paşa İlçesinde seçim kurullarının usule uygun oluşturulmadığı ile tam kanunsuzluk iddiasının reddine karar verdiğini hatırlattı. Bir başka seçimin ise bu gerekçe ile iptal edilmesinin hukuki ve vicdani olarak kabul etmenin mümkün olmayacağını dile getiren Şarklı, şöyle devam etti: “Bu kararla; ülkemizin uzun ve sıkıntılı demokrasi tarihinde edinilen tecrübeler, yasal düzenlemeler ve seçim kurullarının uygulamaları ile oluşan yerleşik içtihatlar, teamüller ve ilke kararları yok sayılmıştır. YSK kararı ile tüm bu birikim bir yana atılınca, artık seçmenin seçim sonuçlarına ilişkin kuşku ve endişeleri artacağı gibi sandık kurulu başkan ve üyeleri de potansiyel suçlu gibi görülecektir.”
‘KARA BİR LEKE OLARAK KALACAK’
Demokrasinin öncelikle halkın iradesi ile şekillenen seçim sonuçlarına saygı duymakla mümkün olacağını sözlerine ekleyen Şarklı, “YSK şeklin ikincil sayılması gerektiğini, esas olanın seçmenin iradesi olduğunu birçok kararında olduğu gibi “mühürsüz oyların geçerliliğine ilişkin kararı ile de göstermiştir. Hal böyleyken; demokrasi birikimimizi, kültürümüzü ve yıllar içinde oluşan tüm içtihatları yok sayarak alınan bu karar, demokrasi ve hukuk tarihimizde maalesef kara bir leke olarak yerini alacaktır” dedi.

