Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında hükümet vaka sayısını kontrol altına almak için her geçen gün daha katı tedbirler almaya devam ediyor.
GÜNEY24.COM – Pandemi döneminin ilk başlarından itibaren bir türlü bulaş hızının kontrol altına alınamadığı kentlerden biri olan Gaziantep’te, her gün yüzlerce kişiye güvenlik güçleri tarafından ceza yazılmasına rağmen vatandaşların sosyal mesafe ve maske kurallarına uymadığı gözlendi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da zaman zaman toplantılarında işaret ettiği iller arasında yer alan Gaziantep’te günlük ortalama 1500 pozitif yeni vaka tespit ediliyor.
G24 olarak mikrofon uzattığımız Gaziantep’teki vatandaşların bazıları kurallara uyulmadığını söylerken, bazı vatanlar ise virüsün kontrol altına alınmasında daha katı tedbirlerin uygulanmasının fayda sağlayacağını ifade etti.
“İnsanlar virüs yokmuş gibi davranıyor’’
Virüsün kontrolü için 15 günlük sokağa çıkma yasağının uygulanması gerektiğini vurgulayan Ramazan Şahin, “Bence 15 gün boyunca hiç birimizin evden çıkmaması gerekiyor. Çünkü sokaklarda, caddelerde gezen insanlar virüs yokmuş gibi davranıyor. Bu kadar insan sanki gerçekten ölmüyor. Çocuklar çok maske takmıyor, gençler sadece polis görünce takıyor. Ölmeyi pek umursamıyoruz sanki ölsek de kurtulsak diye mi düşünüyoruz anlamıyorum. Postane kuyruğu, hastane kuyruğu almış başını gidiyor’’ dedi.
Pandemi nedeniyle birçok insanın ekonomik sıkıntılar yaşadığını ifade eden Müzisyen Mikail Taşkıran ise, “Tedbirler nedeniyle restoranlar falan kapanıyor, oradaki bazı çalışanların sigortası bile yok. Lokantalar kapalı olursa bu insanlar nasıl geçinecekler. Ben bir müzisyenim, 6-7 aydır çalışmıyorum. Cebime 1 lira para girmemiş. Peki, ben nasıl geçineceğim. Hastaneler salgın nedeniyle dolmuş durumda. Bu durum artık bizi tedirgin ediyor. Gün geçtikçe daha da kötüye gidiyor. Sadece salgın değil, ekonomik anlamda da kötüye gidiyoruz. Aylardır iş güç yok, açlıktan ölüyoruz’’ diye konuştu.
“Virüsü çok zor atlattım’’
Kısıtlamaların yeterli olmadığını ifade eden Hicran Önal, “ Çarşılardaki kafe ve restoranların kapanması yerinde bir karar bence. Ama tedbirlerin biraz daha arttırılması gerekiyor. Çünkü dışarıda inanılmaz bir kalabalık var. Ben de koronavirüse yakalanmıştım, bir hafta önce atlattım. Ama hala tedirgin oluyoruz. Ben virüs sürecini çok zor bir şekilde atlattım. Ben virüse yakalanmadan önceki son bir hafta maske takmamıştım. Ondan dolayı virüsü kaptım, bir daha da kesinlikle çıkaramam maskemi’’ dedi.
İnsanların kurallara uymadığını belirten Şerif Şahin, “Maske kuralına uyuyoruz ama mesafe kuralına uymuyoruz. Temas ediyoruz. Zaten maskeler de çok iyi korumuyor. Bazen bir mahalleye giriyoruz, birçok kapıda covid-19 vakası olduğu yazısı asılı. Kurallara uymuyoruz, bilinçli değiliz. Düşünün virüse yakalanınca sonu ölümle de bitebiliyor. Ya da çevremizdeki birinci dereceden insanlara bulaştırabiliyoruz. Ama bakıyorsunuz, kişi korona olmuş ama işe geliyor, ya da insanların arasına karışıyor’’ diye konuştu.
İnsanların virüsü ciddiye almadıklarını ifade eden Ramazan Şengül, “Biz halk olarak biraz cesaretliyiz herhalde. İnsanlar virüsü şaka gibi mi görüyorlar anlamıyorum. Tabi buna cesaret mi demek daha doğru olur, cehalet mi bilemem. Antep’te kalabalık hiç bitmiyor. Normalde çıkmamamız lazım ama biz de çıktık’’ dedi.
“Antep’te yoğun bakımlarda yer yok’’
Yasağın göstermelik olduğuna dikkat çeken Fatih Çetin ise, “Sadece lokantalar ve kahveleri kapatmakla sorun çözülmez. Aslına 14 günlük bir yasakla bulaş hızı biraz daha azaltılabilir ama bunun için ekonominin biraz daha iyi olması gerekiyor. Öyle bir durumda piyasada canlı para devir daimi olmayacak. Halkın durumu da ortada zaten. Ben de bir sağlıkçıyım. Antep’te hastanelerde ve yoğun bakımlarda yer yok. Benim annem beyin kanaması geçirdi 8 saat boyunca hiçbir hastanenin yoğun bakımında yer bulamadık’’ şeklinde konuştu.
Virüsü ailesine bulaştırmaktan korktuğunu ifade eden Arzu Çelik ise “Koronavirüsün var olduğunu kabul etmeyen insanlar var. Kişi hastalığı yaşamış atlatmış halen ‘Korona Amerikalıların oyunu, Çinlilerin oyunu’ diyen zihniyetteki insanlar var. Bu durum beni çok tedirgin ediyor. Benim anneannem var, eşim var, ailem var. Artık kendi sağlığımızı geçtik çevremizdeki insanlara zarar vereceğiz diye korkuyoruz. Herkese yasak olmalı, sadece fabrikalar çalışsa yeter’’ ifadelerini kullandı.
ORHAN ERKILIÇ / GAZİANTEP

