Site icon Güney 24

TÜRKİYE’DE KÖPEKLERİN DURUMU

GÜNEY24.COM / KÖŞE YAZILARI

Geçtiğimiz aylarda yaşanan pitbull köpek saldırısı olayından sonra Gaziantep başta olmak üzere ülke genelinde tüm köpekler, halk tarafından tamamen dışlanmaya başlandı. Küçük çocuğun uğradığı saldırı olayından habersiz sokaklarda yaşam savaşı veren hayvanlar bir anda günah keçisi ilan edildi. Tek derdi karnını doyurmak, barınmak, sevilmek olan hayvanların yaşam koşulları ülkemizde zaten berbat vaziyetteyken daha da kötü duruma geldi.
ASİYE ÇOCUK, KÖPEK TARAFINDAN SALDIRIYA UĞRADI DİYE TÜM KÖPEKLER SALDIRGAN MI?

Nasıl ki bir insan birine zarar verdiğinde tüm insanlar suçlu görülmüyor, hapsedilmiyorsa yaşanan bu saldırı da tüm hayvanlara mal edilemez!

İki köpekle birlikte uzun süredir aynı sitede yaşayıp sürekli oyunlar oynayıp bu zamana kadar hiçbir saldırıya uğramayan asiye çocuk, saldırının gerçekleştiği gün iki köpeğin kavga anında arada kalmış ve ne yazık ki bu korkunç olayı yaşamıştır. Sitede yıllardır bakılan pitbull cinsi köpeklerin başka çocuklarla da oyunlar oynadığı ve hatta çocuklar tarafından oyun esnasında canları acıtılmasına rağmen tepki vermediklerine dair görüntüleri bulunan köpekleri bir an da sorgusuz sualsiz hapis etmekle kalmayıp aynı cinse mensup tüm pitbulları da ülke genelinde hayvan hapishanelerine kapattılar. Tabi sadece bununla da kalınmadı, cins fark etmeksizin tüm köpekler, yaşadıkları sokaklardan toplatılıp hayvan hapishanelerine ya da dağlık ormanlık alanlara bıraktılar. Soruyorum sizlere, yaşanan bu olayda tüm hayvanları günah keçisi ilan etmek ve tümünü yok etmek vicdansızlığın hangi boyutu? Yaşanan elim olayın çözümünü zavallı hayvanları yok etmekte bulmak ne dinen ne vicdanen doğrudur.

SUÇLU KİM?

Olayın yaşanmasında suçlu olan sokaktaki köpekler değil ilgili birimlerin denetimsizliği, ilgisizliğidir; kanunen yasaklı ırk diye geçen ve insanlar tarafından saldırgan yetiştirilmek üzere özellikle tercih edilen üretimi yapılan bu köpeklerin üretiminin önüne geçmek ilgili birimlerin göreviyken yıllardır merdiven altı üretimleri durduramamışlardır.
Sokak köpeklerini de sorun olarak görüp sorununun çözümünü hayvanları şehir merkezlerinden toplayıp kuş uçmaz kervan geçmez yerlere bırakmakta bulan ve hayvanların ıssız alanlarda kontrolsüz şekilde üreyip fazla sayıya ulaşması ile birlikte yerleşimden yoksun yerlerde aç kalıp agresif olmalarına sebep olmaları da cabasıdır.
Yaşayan, nefes alan, etten kemikten bir canlıyı bu denli dışlayıp yaşam haklarına saygı duymayan bu ülkede sorun olarak lanse ettikleri hayvanlar için atılacak birkaç adım ile hem olaylar durulacak hem hayvanlar rahat edecekken zalimce girişilen bu eylemler yüzünden olaylar içinden çıkılmayacak hal almıştır.

ÇÖZÜM BASİT !

Yıllardır hayvanların refahı için kısırlaştırma kanısında olup 5199 sayılı kanunda da yer alması için çaba sarf ettiğimiz kısırlaştırma işlemi, kanunda yerini alıp belediyelerin ilgili birimlerinin zorunlu görevi haline gelmişken çoğu denetimden yoksun birimler görevlerini yapmak yerine işin kolayına kaçıp hayvanları dağlara bayırlara atmakta bulduğundan olaylar bu raddeye gelmiştir.

HAYVAN TİCARETİ

5199 sayılı kanuna göre hayvanların ruhsatsız şekilde üretilip satışa sunulması yasaktır. Bunu önlemek adına bazı birimler kurulmuş olsa da yıllardır üretimin önüne geçilememesi ve hayvan satışının açık açık sosyal medya platformları üzerinden dahi yapılıyor olması oldukça can sıkıcı. Aynı şekilde sosyal medya platformları üzerinden insan satışı yapılacak olsa bunu fark etmek ve önüne geçmek çok kolay olacakken hayvanlar için nedense bu mümkün olmuyor. Ne yazık ki ülkemizde hayvanlar tıpkı bir eşya gibi satılıyor. Hem de kimin aldığının önemi olmaksızın çoğu kötü niyetli yahut hayvan bakımından bihaber kişilere mal gibi satılan hayvanlar ya acılar içinde yaşam sürüyor ya da kavga ettirilmek üzere silah gibi kullanılıyorlar. Sonrasında bu şekilde saldırı olayları vb. durumlar yaşandığın da suçlu hayvanlar oluyor, ama bunu baştan durduramayan birimlere hesap bile sorulmuyor. Evet asıl suçlu bu ticareti durduramayanlardır.
Başta alınmayan önlemler, durdurulamayan hayvan ticareti, yapılmayan kısırlaştırma işlemi yüzünden bu gibi olaylar yaşanmaya devam edecektir.

Yaşanan elim olay sonrasında Asiye çocuk için çok üzüldük, Asiye iyileşti evine döndü. Fakat bu olayın yaşanmasından sonra birçok köpek kişisi evlerinden alınıp hayvan barınaklarına kapatıldı. Acımasızca sırf cinsi pitbull diye milyonlarca hayvan ailelerinden koparılıp sokaklardan toplatılıp tekli kafeslere kapatıldılar. En acısı da şu ki ömür boyu kafeslerde kalacaklar. Onları sahiplenmek istesek dahi asla bu mümkün olmayacak. Yapılan bu haksız girişim ne hakka ne insanlığa sığar. Ayrıca reçete sadece pitbull köpeklere değil cins fark etmeksizin tüm hayvanlara yazıldı. Olay sonrası köpek gören vatandaş ya kendi elleriyle yok etme girişiminde bulundu ya da barınaklara haber verip hayvanları yaşadıkları sokaklardan acımasızca toplattılar. Tabi bu da yetmedi insanların kendi evlerinde besledikleri hayvanlara dahi zarar vermeye, barınaklara aldırtmaya kalktılar. Yaşanan bir olayı topluca tüm hayvanlara mal edenler yüzünden insanlar zavallı hayvanlara cephe alıp zarar vermeye başladı. Ve ben şundan eminim ki saldırıya uğrayan Asiye çocuk tüm bunların farkında olsa üzüntüden kahrolacakken sözde Asiye çocuğu korumak için binlerce köpek dostumuzun ölümüne neden olanlar oldu; şöyle ki çoğu köpek sahibi kişi hayvanlarını ya silahlarla vurdular ya zehirleyerek öldürdüler. Acımasızca ormanlara, yollara atılıp araçların ezdiği binlerce pitbull çocuğun acı ölümlerine sebep olundu. Ama hayvan diye bu ölümler kimselerin umurunda değil.
Bir hayvanın saldırısını tüm sokak köpeklerine yükleyip onları istemeyen, zarar veren, barınaklara kapatmaya çalışan, nefret kusan insanların vicdanına sesleniyorum; sokakta yaşam mücadelesi veren bu olaydan haberi olmayıp tek derdi bir lokma ekmek, biraz sevgi olan köpekler tehlike altında !
Yüzyıllardır canımızı , malımızı emanet edip insanlığa birçok fayda sağlayan köpek dostlarımız bunu hak etmedi.

NE ÇABUK UNUTTUNUZ?

Ülkemizde yaşanan depremlerde hiç düşünmeden kendini enkaz altına atıp insan hayatı kurtaran köpek dostlarımızı ne çabuk unuttunuz? Kayıp, cinayet, yasaklı madde vb. birçok olayda emniyet teşkilatımızın yardımcısı köpeklerin başarılarını kutladınız mı? Geceleri hırsızlardan, sapıklardan bizi koruyup yüzyıllardır can güvenliğimizi emanet ettiğimiz maaşsız, çıkarsız çalışan bekçi köpeklerimize bir gün olsun teşekkür ettiniz mi ?
Sırf kendilerini ifade edemiyor, konuşamıyorlar diye bu canlılara bu kadar zulüm fazla değil mi?
Konuşma yetisi bulunmayan hayvanlar eğer dile gelseydi yeryüzü bu kadar acının sesine sağır olurdu.
Şunu bilmeliyiz ki, ruh her bedende aynıdır, bedenlerimiz farklı diye bu canlılara yapılan haksızlığa susmak ya da ortak olmak doğru değildir. Tüm canlıların eşit haklara sahip olup mutlu olacakları bir hayatı mümkün kılmak elimizde. En azından yaşam haklarına saygı duyup korumak gerekir.

Exit mobile version