Site icon Güney 24

Yanlış uygulama felç sebebi!

Bel fıtığı tedavisindeki bilimsellikten uzak yanlış uygulamalar kalıcı hasarlara, bu hasarlar da sakatlığa ve felce yol açabiliyor.

Toplumun yaklaşık yüzde 90’ı hayatlarının herhangi bir döneminde en az bir kez bel ağrısı yaşıyor. Ancak bunların yüzde 85-90’ı yalnızca istirahat ederek kendiliğinden düzelebiliyor. Geriye kalan yüzde 10-15 oranındaki hasta ise fizik tedavi ya da cerrahi gibi ileri tedavi yöntemleri gerektirebiliyor.

Belde yaşanan her ağrının, bel fıtığı olmadığını vurgulayan  Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kenan Coşkun, omurlar arasında yer alan disk adlı kıkırdakların, bulundukları yerden çıkması ve yakınlarından geçen sinirleri sıkıştırmasının bel fıtığı olarak tanımlandığını söyledi.

“FITIK TEDAVİSİNDE AYIRICI TANI ÇOK ÖNEMLİ”

Bel ağrısı ile gelen hastaların tedavisindeki en önemli unsurun ayırıcı tanı olduğunu belirten Dr. Coşkun, “Çünkü kalça eklemlerindeki problemler, omurgadaki eğrilikler, kemikte oluşan iltihap, yaşla ortaya çıkan kireçlenme veya kemik erimesi gibi sebepler bel ağrılarına yol açabiliyor. Ayrıca doğum veya rahim sarkmasından kaynaklanan bel ağrıları, böbrek ve safra taşı kökenli ağrılar ve bacaklara kan taşıyan damarlardaki tıkanıklıklar sonucu oluşan ağrılar da diğer bel ağrısı sebepleri arasında sayılıyor. Bu gibi ağrılar da hastaların bel fıtığından şüphelenmelerine neden olabiliyor. Bu hastalar, yalnızca konunun uzmanı hekimler tarafından değerlendirilmeli ve doğru merkezlere yönlendirilmelidir. Bel kaslarındaki kasılmaya bağlı olan ağrılar, yalnızca yatak istirahati ve konservatif tedavi olarak adlandırılan ilaç tedavileri ile iyileşebilir. Ancak bel ağrılarındaki tedavi sürecinde bazı doğru bilinen yanlışlara dikkat etmek gerekiyor” dedi.

“BİLİMSELLİKTEN UZAK YÖNTEMLER SAKATLIKLARA YOL AÇABİLİOR”

Bel fıtığı tedavisi için hastalığın boyutuna göre çeşitli yöntemlerin uygulanabildiğini ancak halk arasında bilinen ve yaygın olarak uygulanan, bilimsellikten uzak ve yanlış yöntemlerin hastalarda kalıcı hasarlara ve sakatlanmalara yol açabildiğini kaydeden Coşkun” Hatta bu durum, doğru tedavi ile iyileşebilecek hastaların tedavisinde gecikmelerin yaşanmasına dahi neden olabiliyor. Halk arasında doğru bilinen yanlışların başında ‘Bel fıtığı, bel çektirme ile geriler’ düşüncesi geliyor. Bu inanışın tamamen yanlış olduğu, bel çektirmenin yalnızca faset eklemlerdeki (omurların arka uzantılarındaki eklemler) kaymalarda fayda sağlayabildiği bilinmelidir. Çünkü bu yöntem, ileri derecede bel fıtığı olan kişilere uygulandığında fıtığın yırtılarak kopmasına ve hastada felç durumunun ortaya çıkmasına sebep olabilir” uyarısında bulundu.

“BARDAK ÇEKME VE MASAJ YÖNTEMLERİ FITIĞI TEDAVİ ETMEZ”

Başka bir yanlış tedavi yaklaşımının da “bardak çekme, masaj gibi alternatif yöntemler fıtığı yerine sokar” inanışı olduğunu dile getiren Beyin ve Sinir Cerrahı, “Bu yöntemler, sadece beldeki kan dolaşımını arttırır, hastaların bel kaslarında gevşemeye ve geçici bir rahatlamaya neden olur. Bardak çekme işlemi ise, yalnızca kas spazmı sorunlarını çözmeye yardımcı olması amacı ile yapılabilir. Bu işlemin, bel fıtığının iyileşmesine değil, fıtığın neden olduğu kas spazmının yarattığı ağrıyı azaltmaya faydası olabilir. Toplumumuzda ayrıca ‘bel fıtığı olanlar sert zeminde yatmalıdır’ gibi bir düşünce hakim. Fakat sert zemin, omurga için rahatsız edici olabilir. Bu nedenle yerde ya da sert bir zeminde yatılması önerilmez. Yarı sert ortopedik bir yatak çok daha ideal olacaktır. Ancak ağrılı dönemde, yatış pozisyonuna dikkat edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Güney24

Exit mobile version