Güney24
Sadece Güneyden...

  • DOLAR
    5,7773
    %-0,83
  • EURO
    6,4236
    %-1,00
  • ALTIN
    276,87
    %-0,92
  • BIST
    94.896
    %0,81
Mülteciler Antep acısıyla geçiniyor

Mülteciler Antep acısıyla geçiniyor

Lezzetin başkenti olan Gaziantep’te, 2011 yılında başlayan Suriye savaşından kaçan Kobanéliler, şehrin vazgeçilmez tadı olan biber hasadının işçiliğini yapıyor. Zengin Gaziantep sofralarının acı hasadını yapan mülteci işçiler, biberin acısını pekiştiren kavurucu güneş sıcağında aynı zamanda çadırlarda yaşam sürdürüyorlar.

GÜNEY24- 2011 yılından bu yana Suriye’de devam eden savaştan kaçmak zorunda kalan Suriyeliler, Türkiye’nin çeşitli yerleşim yerlerine sığındıktan sonra ucuz iş gücü haline geldiler. Mülteciler, diğer iş kolları ile birlikte sonbaharın gelmesiyle çeşitli ürün hasatlarında da işçilik yapıyor. Sanayi şehri olarak bilinen ve dünyada gastronominin merkezi olmayı hedefleyen Gaziantep’te 448 bin 603 mülteci arasında yerini alan Kobanéliler, şehrin ucuz iş gücü olarak yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlar.

Gaziantep lezzetlerinin olmazsa olmazı biber hasadı başladı. Biberin ekilmesinden hasadına kadar yaşlısından çocuğuna işçiliğini yapan mülteciler, sabah 06:00 da başladıkları biber hasadını akşam 17:00-18:00 a kadar yapıyor. Aralarında Suruç’ta yaşayıp, hasat mevsiminde işçi olarak çalışmaya gelen mültecilerden Emine: “Kobané’den geldim buralara. Eşim yaşlı, bu yüzden ben de çalışmak zorundayım. Burada biber hasadını yapıyoruz. Biberin ekilmesinden hasadına kadar burada yaşıyoruz. İlkbaharda gelip sonbahara kadar çadırlarda yaşıyoruz. Buradaki işimizi bitirince de Suruç’a geri döneceğiz” dedi.

Bir diğer hasat işçisi olan Kobanéli Ayşe ise, “buraya çalışmaya geldik. 3-4 ay süren biber hasadı için buradayız. Biberleri çöplerinden ayırıyoruz şimdi. Bu hasatla geçimimizi zar zor sağlıyoruz. Yapacak bir şey yok, mecburuz” diye konuştu.

Güney24/Yaşam- Jiyan CİN

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM