GÜNEY24/KÖŞE YAZILARI/NAİL KADIRHAN
Sevgili dostlar, değerli okurlar; herkesin birbirini ötelediği, düşmanlaştırdığı günümüzde küçücük bir hatırlatma yapma ihtiyacı duydum.
Aşure günü, Doğu ve İslam kültürünün derinliklerinde kök salmış, paylaşmanın, birliğin ve bereketin simgesi olarak kabul edilen özel bir gün. Bu özel gün, geçmişten günümüze geleneksel olarak kutlanmış ve toplumlar arasında manevi bir köprü kurmuştur.
Aşure günü; sadece bir tatlı yapma günü değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı ve paylaşımı pekiştiren önemli bir kültürel miras.Aşure günü, Nuh Tufanı’ndan sonra Nuh Peygamber ve beraberindekilerin karaya çıktığı ve yiyeceklerini paylaşarak yaptıkları aşure tatlısının ortaya çıktığı gün olarak bilinir. Bu gün, farklı kültür ve inançlarda da çeşitli şekillerde anılmaktadır.
“Aşure günü nedir?” sorusunun cevabı, tarih boyunca birçok kültür ve inançta önemli olayların yaşandığı gün olarak da anılmaktadır.Aşure günü; Nuh Peygamber’in tufandan kurtulması, Musa Peygamber’in Kızıldeniz’i geçmesi, Yunus Peygamber’in balığın karnından kurtulması gibi mucizelerin gerçekleştiği ve Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesiyle özdeşleşmiş; dayanışmayı, şükrü ve paylaşmayı temsil eden manevi bir gündür. Aşure günü, Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günü kutlanır.
Bu tarih, Miladi takvime göre her yıl değişiklik gösterebilir.Ancak aşureye baktığınız zaman çok farklı ve güzel bir hatırlatma yapıyor. Aşurenin içerisine baktığımızda birbirinden farklı, 10’un üzerinde değişik besin taşıyan ürün bulunuyor.
Renkleri, boyları, lezzetleri, görünüşleri farklı fakat bir araya geldiğinde harika bir lezzet ortaya koyuyor.Aslında ülkemizde de inançları, düşünceleri, siyasi bakışları, renkleri, cinsiyetleri, memleketleri farklı milyonlarca insan, aşure gibi bir birlikte yaşam oluşturuyoruz. Bunun farkına varıp bunu bilerek herkesin birbirini sevmesi, sayması, değer vermesi gerektiğine inanan biri olarak bunu daha da daim kılmak gerektiği düşüncesiyle.
Sevgi ve saygılarımla…
G24-Köşe Yazıları