Güney24
Sadece Güneyden...

  • DOLAR
    5,7635
    % -0,11
  • EURO
    6,4297
    % 0,47
  • ALTIN
    282,9559
    % 1,81
  • BIST
    97.149
    % 1,84
”Doğa Kıyımı Durdurulsun!”

”Doğa Kıyımı Durdurulsun!”

Gaziantep’in soluk borusu Sof Dağı, kum ve taş ocaklarının tehdidi altında!

GÜNEY24 – Gaziantep’e temiz hava akışının yaşandığı yer olan Sof Dağı’nın eşsiz doğası kum ve taş ocaklarına peşkeş çekiliyor. Gazianteplinin soluduğu temiz oksijen için büyük tehdit oluşturan ocaklar bölge tarımında verim düşüklüğüne neden olmasının yanı sıra akarsuları da kurutuyor. Sof Dağı’nın eski halini özleyen bölge sakinleri ocaklardaki çalışmaların duracağı günü umutla bekliyor.

Gaziantep’in temiz oksijen ihtiyacını sağlayan kentin adeta soluk borusu işlevi gören Sof Dağının temiz havası, yeşil dağları, vadileri ve akarsuları çevresinde sayısı 10’u bulan kum ve taş ocaklarının tehdidi altında. 1963 yılında kurulmaya başlanan kum ve taş ocakları dağın doğasını tahrip etmenin yanı sıra bölgede bulunan Işıklı, Boyno, Tellük, Alıcı, Durnalık, Araptar ve Fellioğlu mahallelerindeki yaşamı da olumsuz etkiliyor. Bölge halkının geçim kaynağı olan Fıstık ve Üzüm bahçelerindeki verimin büyük oranda düşmesine neden olan ocakların açılmasıyla birlikte mahallelerden kente doğru büyük göçler yaşanmış.

Bölgedeki su kaynaklarının kurumasına neden olan ocakların dağı delmek için kullandığı dinamitler dağın ekolojisi için tehdit oluşturan en büyük unsur. Yetkililerin devreye girerek ocaklardaki çalışmaları durdurmasını bekleyen bölge sakinleri Sof Dağı’nın eski haline dönmesinin mümkün olmayacağı uyarısında bulundu.

Kum ve taş ocaklardan dolayı çevrede yaşayan büyük oranda akciğer kanserine yakalandığını söyleyen Durnalık mahallesi sakinlerinden Halil Mercanoğlu (64), çocukluğundaki Sof Dağı’nı özlediğini belirterek,“Bizim havamız, suyumuz değişti. Şimdi dereler kurudu. Havası kirlendi. Eski Sof Dağını özlüyorum” dedi.

‘BÖLGEDE FISTIK VE ÜZÜM BİTTİ’

Bölgedeki kum ocaklarının yaşamı çok fazla olumsuz etkilediğini dile getiren Mercanoğlu, ocaklarda yaşanan patlamalardan kaynaklı oluşan toz dumanlarının bölgedeki fıstık ve üzüm bahçelerini heder ettiğini vurguladı. Bölgede bağcılığın bittiğini söyleyen Mercanoğlu, şöyle devam etti:  “Verim çok fazla düştü. Tozun sadece doğaya değil bizlere de zararı var. Köyde yaşayan bütün halk bu ocaklardan şikayetçi. Mesela bizim köyün üst tarafında bulunan kum ocağı köyümüze gelen su kaynağının tam dibinde çalışma yürütüyor. Normalde kum ocağı yokken oradan çıkan suyla 8 köyün su ihtiyacı karşılanıyor. Ancak şimdi oradan çıkan su sadece bizim köye bile zar zor yetiyor. Böyle giderse yarın o su bize de yetmeyecek. Patlamalardan dolayı yer altı suları çok kötü etkiliyor. Yolları değişiyor. Patlamayla resmen dağ yukarı kalkıp yere iniyor. Patlamaları evlerimizden hissediyoruz.”

‘BÖYLE GİDERSE ANTEP’İN OKSİJENİ BİTER’

Sof dağının Gaziantep’in oksijen kaynağı olduğunun altını çizen Mercanoğlu,  “Kum ocakları böyle çalışmayı sürdürürse Antep’in oksijeni biter. Ocakların çalışması hepten zarardır. Bizim ve çevre köylerde kanserden ölen çok fazla kişi var. Benim birçok akrabam kanserden öldü. Yetkililer ocakların çevreye nasıl etki ettiğini bizden daha iyi biliyor. Ona göre çalışma yürütsünler. Kum ocakları parayı başka işlerden de kazanabilir ama yaptıkları tahribatın geri dönüşü yok. Sof Dağı eski haline dönemez. Çocukluğumdaki Sof Dağıyla şimdiki Sof Dağı bir değildir. Bizim deremizin suyu yazın ve kışın akardı. Buradan akan su Fırat nehrine kavuşurdu. Fırat’a kavuşan o dere artık kurudu” dedi.

‘ESKİ SOF’LA ŞİMDİKİ SOF BİR DEĞİL’

Durnalık mahallesi sakini 81 yaşındaki Mehmet Cin ise bölgede bulunan fıstık ve üzümlerin oluşan tozlardan dolayı büyük oranda çiçek açamadığını söyledi. Ocaklardaki patlamalardan dolayı bölgedeki su kaynaklarının kuruduğunu anlatan Cin, “Bizim bu çevrede tarımda verim çok fazla düştü. Ceviz, şeftali ve kiraz ağaçları kurudu. Ocaklar bölgenin doğasını bozdu. İnsanımızın da sağlığı bozuldu. Gaziantep nefesi Sof Dağından alıyor. Bu dağlarda giderse Antep çok kötü etkilenir. Yetkililer kum ocaklarını kaldırsın. Bu ocaklar kalkmadan Sof Dağı rahat edemez. Ocaklar kaldırılırsa çevre kurtulur. Bu kum ocaklarının memlekete zararı var, karı yok. En çok Antep’e zararı var. Biz ocakların çalışmasının durmasını isteriz ama yetkililer durdurmaz. Bu durum en çok bizi üzüyor. Bahçemizden mahsul alamıyoruz. İçecek suyumuz azaldı. Ağaçlarımız kuruyor. Eski Sof Dağıyla şimdiki Sof Dağı bir değildir. Ocaklardan kalkan tozlar bölgenin doğasını hasta ediyor. Yetkililerin sesimizi duymasını bekliyoruz” diye konuştu.

G24/ORHAN ERKILIÇ

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM