Güney24
Sadece Güneyden...

  • DOLAR
    6,0899
    %0,09
  • EURO
    6,5787
    %0,02
  • ALTIN
    315,13
    %-0,13
  • BIST
    7,8700
    %0,08
Düzensiz Gelir Beyin Sağlığını Olumsuz Etkiliyor

Düzensiz Gelir Beyin Sağlığını Olumsuz Etkiliyor

Pek çok araştırma gösteriyor ki, düzensiz gelir, maddi kayıplar ve gelir konusundaki belirsizlikler, beyin sağlığını olumsuz etkiliyor.

GÜNEY24 – Düzensiz geliri olan kişilerin sürekli stres halinde olmasından dolayı beyin sağlıklarında sorunlar yaşanabileceğini söyleyen Karar Bilimci Prof. Dr. Uğur Batı, yaşam kalitesini arttırmak ve daha fazla sosyalleşebilmek için önerilerde bulundu.

Gelir dalgalanması insan psikolojisi ve vücut üzerinde sanıldığından daha fazla etki bırakıyor. Karar Bilimci ve Yazar Prof. Dr. Uğur Batı, yapılan araştırmalara göre düzensiz geliri olan kişilerin stres kaynaklı pek çok sorunla karşılaşabildiğini ifade etti.

“Beyinden ziyada merkezi sinir sistemi dediğimiz daha büyük bir olguyu konuşmamız daha doğru olacaktır. Beyin onun hem parçası hem de ana yöneticisidir” diye konuşan Nişantaşı Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Uğur Batı, “İnsan hayatında kayıp ve kazançlar olacaktır. Yaşam koşulları da bu anlamda önemli bir parametredir. Düzensiz gelir kortikal stres dediğimiz süregelen bir strese neden oluyor. Bu noktada yapılan araştırmalar, düzensiz geliri olan kişilerin beyin sağlığının olumsuz yönde etkilendiğini ortaya koyuyor. İnsan türünün en asli özelliklerinden biri hayatta kalma, neslinin devamını sağlama ve yaşamını güven içinde sürdürmektir. Fiziksel, güvenlik ve beslenme gibi ihtiyaçlarımızı karşıladığımız gelir de bunlardan biri. İnsan evladı, dünyada on binlerce yıl önce başlayan misafirliğinin ilk aşamasında hayatını avlanarak sürdürmeye çalışmış, avlanabildiği süre de kendini güvende hissetmiştir. Temel nedeni budur” ifadelerini kullandı.

Temel ihtiyaçlarda yeni yaklaşım: Sosyalleşme birinci sırada

İnsanın yaşama, barınma ve gıda ihtiyaçlarını sağlamasının ardından sosyalleşmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Uğur Batı, “İnsan sosyal bir varlık. Yaşam kalitesini arttırmak sosyalleşme basamağı ile başlıyor. Amerikalı psikolog Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin yanlış olduğunu savunan yeni bir yaklaşım var. Bu yeni yaklaşımda insanların sosyal bir varlık olarak ilk önce sosyalleşme ihtiyaçlarını gidermelerinin gerektiği vurgulanıyor. Ancak sosyal ihtiyacını gideren insanların diğer ihtiyaçlarını karşılayabileceği ifade ediliyor” dedi.

“Yaşam kalitesini arttırmak sadece para ile alakalı bir şey değil”

Yaşam kalitesini arttırarak sosyalleşmeyi sağlamak için önerilerde de bulunan Prof. Dr. Batı, “Örneğin büyükşehirlerde yüzlerce ücretsiz etkinlik düzenleniyor. Bu konuda İstanbul biraz daha şanslı. Ama diğer illerimizde de belediyelerimiz sosyal politikalar konusunda çalışmalar düzenliyor ve ücretsiz olarak vatandaşlara sunuyorlar. Bunları takip ederek hayatlarındaki önemli boşluğu doldurmuş olurlar. Yaşam kalitesini arttırmak hayatta derinleşme ile alakalı bir durumdur. Dolayısıyla yaşam kalitesini arttırmak sadece para ile alakalı bir şey değil. İnsanlar anlam konusunda derinlikli olmalı, düşünmeli, üretmeli, iyi sosyalleşmeli” ifadelerini kullandı.

G24/Sağlık

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
2020-01-01 10:52:50
2019-10-28 06:48:32