Güney24
Sadece Güneyden...

  • DOLAR
    5,7635
    % -0,11
  • EURO
    6,4297
    % 0,47
  • ALTIN
    282,9559
    % 1,81
  • BIST
    97.149
    % 1,84
Muhammet Esen
Muhammet  Esen
abdulkadiresen6344@gmail.com
Göçle gelen lezzet: Suriye mutfağı
  • 0
  • 95
  • 18 Temmuz 2019 Perşembe
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı milyonlarca insanı canından, yerinden, uzuvlarından ve hayallerinden etti. Tabi bu kirli ve anlamsız savaşta taraf olmak istemeyen Suriyeliler hem mesafe olarak hem de kültür olarak kendilerini yakın gördükleri Türkiye’ye sığındılar. Türkiye’ye sığınan 4 milyon civarı Suriyelinin resmi rakamlara göre şuan 437 bini Antep’te yaşıyor. Savaştan kaçan bu masum insanlar bu kentte çoğu zaman kavga, cinayet, tartışma ve fuhuşla gündeme geldi.  Kentte yaşanan her sorunun kaynağı olarak yine bu insanlar gösterildi. Her defasında ötekileştirici söylemlere maruz kaldılar. O insanları sadece şehrimize kabul etmekle ev sahipliği görevini tam olarak yerine getirmiş olmuyoruz. Benim kanaatimce biz ev sahipliğimizi layıkıyla yerine getiremedik. Çok değil birkaç asır kadar önce bu şehirde Türk, Kürt, Ermeni, Arap ve belki de daha bilmediğimiz başka milletten insanlar hep birlikte yaşıyordu. Geçmişte bu milletlere fazlasıyla yeten şehir Suriyelilerle bize yetmedi. Belki bu yüzden şuan ebediyete göçmüş atalarımız mezarlarından Suriyelilere karşı gösterdiğimiz sözde misafirperverliği gördükçe bizlere hayıflanıyorlardır. Peki, 8 yıldır bu şehirde yaşamı birlikte paylaştığımız bu insanların bu kente hiç mi katkıları olmadı?

Geçen yıldan beridir hep söyleyip durduğumuz bir türlü yapmadığımız Suriye mutfak kültürü haberi için geçen hafta ‘bismillah’ deyip çalışmaya başladık. Haberde ki amacımız göçle birlikte bu kente taşınan Suriye mutfağının Antep mutfağı ile benzerliğini göstermekti. Haber için çalışmaya başlayınca beklentimizden daha büyük bir benzerlikle karşılaştık. Meğerse onlarla yediğimiz içtiğimiz genel olarak aynıymış. Toplumda oluşan o Suriye yemekleri kötüdür ve kirlidir algısını içeren o şehir efsanesine aldırmadan Suriye yemeklerinin yapıldığı restoranlara girerek Suriye yemeklerinin hem çok güzel olduğunu, hem de bizim yemeklerimize tat olarak çok benzediklerini gördük. Tabi Suriye lokantalarını işletenler ve personeller de emin olun bizimkilere kıyasla çok daha güler yüzlüler. Şuna da emin olabilirsiniz ki Suriyelilere ait lokantalar en az bizimkiler kadar temizler. Yemek fiyatları bizimkilere göre çok daha ucuzken porsiyonlarda bizimkilere göre daha büyük. Antep bir Gastronomi şehri, Antep’in yemek kültürü elbette mükemmel ama bu kültüre Suriye mutfağının eklenmesiyle birlikte çok daha mükemmel bir hal aldı. Bu güzel mutfağın Antep’te var olabilmesini sağlayan Suriyeli işletmeciler bu kente çok büyük katkı sağlıyorlar. Antep turizm açısından zaten çok yönlü bir şehir, düşünsenize ileride insanlar Suriye mutfağını tatmak için özellikle Antep’e gelebilirler. Olmaz demeyin neden olmasın? Anteplilerin çoğunluğu hala belki de o güzel yemekleri önyargılarından dolayı tatmamışlardır. Emin olun ki çok şey kaybediyorsunuz. Gönlünüz rahat, gözünüz kapalı bir şekilde Suriyelilerin işlettiği restoranlara ve lokantalara gidip o muhteşem lezzetlerin tadına bakın. Yemekleri tatmakla da kalmayacaksınız. Yemeklerde ki benzerliği görünce aslında birbirimize çok uzak ve ayrı insanlar olmadığımızı da göreceksiniz. Mutfak kültürlerine göre yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmiyor ama bizlerin bundan haberi yok.

İç savaşla birlikte sınırın öte tarafından buraya gelen insanlar sadece acılarını, kederlerini ve üzüntülerini getirmediler. Kendileriyle birlikte kültürlerini de bu şehre getirdiler ve kültürlerini bu şehre kazandırdılar. Artık Suriye’nin yemek kültürü de bu kentin bir parçası haline geldi. Yani kentin gastronomisi daha zengin bir hal aldı. 8 yıldır hep olumsuzlukları gördüğümüz yeter bence artık Suriyeli komşularımızın bu kente kazandırdıklarını da görmeliyiz. Bizler aynı toprakların insanlarıyız. Birbirimize hiçte yabancı değiliz. Çok uzun değil birkaç yüzyıl önceye kadar Antep Halep’in bir kazasıydı. Aradan geçen birkaç yüzyıl içerisinde ortaya bir sınırın çizilmesiyle birbirimize çokta yabancılaşmış olamayız demi?

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM